noun

fun

eğlence, zevk, şaka

We had a lot of fun at the party.

Partide çok eğlendik.

Learning English can be fun.

İngilizce öğrenmek eğlenceli olabilir.

They are making fun of me.

Benimle dalga geçiyorlar.

((eğlenmek)) iyi vakit geçirmek We had a lot of fun at the party.

((eğlenceli olmak)) zevkli olmak Learning English can be fun.

((ile dalga geçmek)) (biriyle/bir şeyle) alay etmek They are making fun of me.

((eğlence için)) zevk için I play the guitar for fun.

Eş anlamlılar: enjoyment, amusement, pleasure; Zıt anlamlılar: boredom

Orta İngilizce'deki 'fon' (aptal) kelimesinden gelir. Anlamı 'dalga geçmek'ten 'eğlence'ye evrilmiştir.

'Fun' sahip olduğunuz eğlencedir, 'funny' ise sizi güldüren şeydir. Bu ikisini karıştırmayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.