adjective

fundamental

temel, esaslı, gerekli

Hard work is fundamental to success.

Sıkı çalışma başarının temelidir.

There is a fundamental difference between our views.

Görüşlerimiz arasında temel bir fark var.

((bir şey)) ((bir şey için)) temeldir ((bir şey için)) temel olmak Sıkı çalışma başarının temelidir.

Eş anlamlılar: basic, essential, core; Zıt anlamlılar: secondary, minor, trivial

Latince 'fundus' (dip, taban) kelimesinden gelen 'fundamentum' (temel) kelimesinden türemiştir.

Bir binanın 'foundation' (temelini) düşünün. En 'fundamental' (temel) kısmıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.