furious
Çeviri
öfkeli, hiddetli, azgın
Örnekler
He was furious when he found out.
Öğrendiğinde çok öfkelendi.
The car drove at a furious pace.
Araba müthiş bir hızla gidiyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((olmak)) furious ((with sb.)) ((about/at sth.)) birine bir şey hakkında çok öfkeli olmak. He was furious with his brother.
((sıfat)) + ((isim)) çok büyük veya yoğun. The car drove at a furious pace.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: angry, enraged, livid; Zıt anlamlılar: calm, pleased
Etimoloji
Latince 'furiosus' kelimesinden, o da 'furia' (öfke, hiddet) kelimesinden gelir.
Hafıza İpuçları
Yoğun, hızlı tempolu aksiyonla dolu 'Hızlı ve Öfkeli' (Fast & Furious) filmlerini düşünün.