adjective

garish

cafcaflı, zevksizce gösterişli, şatafatlı

He wore a garish shirt with bright yellow stripes.

Parlak sarı çizgili cafcaflı bir gömlek giyiyordu.

The hotel lobby was decorated in a garish style.

Otel lobisi zevksiz bir tarzda dekore edilmişti.

((bir şey)) göze batan derecede parlak ve gösterişli He wore a garish shirt with bright yellow stripes.

Eş anlamlılar: cafcaflı, gösterişli, şatafatlı; Zıt anlamlılar: sade, zevkli, silik

Muhtemelen 'bakakalmak' anlamına gelen eski bir fiil olan 'gaure'den gelmektedir. 'Cafcaflı' bir şey size baktırır.

'Garip' ve 'görünüş' kelimelerini birleştirin; garip derecede gösterişli bir görünüş.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.