verb

gave

verdi

She gave me a book for my birthday.

Doğum günüm için bana bir kitap verdi.

He gave a speech at the conference.

Konferansta bir konuşma yaptı.

I gave up trying to persuade him.

Onu ikna etmeye çalışmaktan vazgeçtim.

((sb.)) ((sth.)) (birine) (bir şey) vermek She gave me a book for my birthday.

((sth.)) ((to sb.)) (bir şeyi) (birine) vermek She gave a book to me for my birthday.

((bir konuşma/performans)) bir konuşma yapmak He gave a speech at the conference.

((up)) ((sth.)) (bir şeyi) bırakmak, vazgeçmek I gave up trying to persuade him.

Eş anlamlılar: provided (sağladı), offered (teklif etti), presented (sundu)

Düzensiz 'to give' fiilinin geçmiş zaman halidir. Ünlü değişimi, Cermen dillerindeki güçlü fiillerin tipik bir özelliğidir.

'gave' kelimesinin 'give' fiilinin geçmiş zaman hali olduğunu unutmayın. Ünlü 'i' harfinden 'a' harfine değişir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.