noun

gear

ekipman, malzeme, vites, dişli

Have you got all your camping gear?

Tüm kamp malzemelerini aldın mı?

He put the car into first gear.

Arabayı birinci vitese taktı.

The small gear turns the larger one.

Küçük dişli büyüğünü döndürür.

((ekipman)) for a particular activity belirli bir aktivite için gereken ekipman veya giysi I need to buy some new fishing gear.

((vites)) değiştirmek bir araçta viteslerin konumunu değiştirmek You need to change gear on a steep hill.

Eş anlamlılar: equipment, kit (ekipman); cog, wheel (mekanizma)

Eski Nors dilindeki 'gervi' (kıyafet, ekipman) kelimesinden.

Hem bir aktivite için 'gerekli' olan 'ekipman' (gear) hem de arabanın 'vitesi' (gear) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.