noun

gem

mücevher, değerli taş, nadide parça

The crown was decorated with precious gems.

Taç, değerli mücevherlerle süslenmişti.

This little café is a real hidden gem.

Bu küçük kafe gerçek bir gizli cevher.

She's a real gem, always willing to help.

O gerçek bir mücevher, her zaman yardıma hazır.

((bir)) mücevher değerli bir taş The crown was decorated with precious gems.

((bir)) gizli cevher harika ama az bilinen bir şey veya yer This little café is a real hidden gem.

((biri)) bir mücevherdir biri çok nazik veya yardımseverdir She's a real gem, always willing to help.

Eş anlamlılar: jewel, treasure, pearl

Eski Fransızca 'gemme' kelimesinden, o da Latince 'gemma' (tomurcuk, mücevher) kelimesinden gelir.

Parlayan bir elmas veya yakut hayal edin. Kelime kısa ve değerli bir şey gibi geliyor.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.