adjective

general

genel, umumi, general

This is a general guide to the city.

Bu, şehir için genel bir rehberdir.

I have a general idea of what to do.

Ne yapacağıma dair genel bir fikrim var.

The general gave the order to attack.

General saldırı emrini verdi.

genel bir ((isim)) çoğu şeyi etkileyen It's a general rule with few exceptions.

genel olarak genellikle, çoğu durumda In general, I prefer tea to coffee.

((bir/o)) general yüksek rütbeli bir subay The general inspected the troops.

Synonyms: (sıfat) yaygın, ortak; (isim) komutan. Antonyms: (sıfat) özel, belirli

Latince 'generalis' (bir türle ilgili), 'genus' (tür, çeşit) kelimesinden gelir.

'General' kelimesini, belirli bir parçayı değil, bütün bir 'cinsi' veya grubu kapsayan bir şey olarak düşünün. Ordudaki bir 'general' bütün bir asker grubuna komuta eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.