adjective

genuine

gerçek, hakiki, samimi

Is this a genuine diamond?

Bu gerçek bir elmas mı?

She showed genuine concern for him.

Ona karşı gerçek bir endişe gösterdi.

((adj.)) + ((noun)) gerçekten söylendiği gibi olan This is a genuine leather jacket.

((adj.)) samimi ve dürüst He has a genuine desire to help.

Synonyms: authentic, real, sincere; Antonyms: fake, artificial, insincere

Latince 'doğurmak, üretmek' anlamına gelen 'gignere'den türeyen, 'yerli, doğal, doğuştan' anlamına gelen 'genuinus' kelimesinden gelir.

'gen' kelimesini düşünün. 'genuine' (gerçek) bir şey, bir kopya değil, 'genlerine' kadar gerçektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.