noun

gestalt

geştalt, bütün, biçim

The painting has a powerful gestalt.

Tablonun güçlü bir geştaltı var.

We must see the problem as a gestalt.

Sorunu bir geştalt olarak görmeliyiz.

((bir/o)) geştalt birleşik bir bütün Tablonun güçlü bir geştaltı var.

Eş anlamlılar: bütün, konfigürasyon, form, yapı

Almanca 'biçim, şekil' anlamına gelen 'Gestalt' kelimesinden gelir.

'Büyük resmi görmek' gibi düşünün. Geştalt sadece parçaları değil, bütünü görmekle ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.