adjective

ghastly

korkunç, dehşet verici, berbat, solgun

The weather was ghastly.

Hava berbattı.

He felt ghastly after the long flight.

Uzun uçuştan sonra kendini berbat hissetti.

She had a ghastly pale face.

Korkunç derecede solgun bir yüzü vardı.

((ghastly)) + isim bir şeyin korkunç olduğunu tanımlar It was a ghastly sight.

to be/feel + ((ghastly)) çok kötü hissetmeyi tanımlar I feel ghastly today.

Eş anlamlılar: horrible, terrible, awful; Zıt anlamlılar: pleasant, lovely

Eski İngilizce'deki 'gæstan' (korkutmak) kelimesinden gelir ve 'ghost' (hayalet) ile ilgilidir.

Bir 'hayaletin' (ghost) sizi 'korkunç' (ghastly) hissettirdiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.