noun

gift

hediye, armağan, yetenek

I received a lovely gift for my birthday.

Doğum günüm için hoş bir hediye aldım.

She has a real gift for music.

Müziğe karşı gerçek bir yeteneği var.

a gift ((for sb.)) (biri) için bir hediye He bought a gift for his mother.

a gift ((for sth.)) (bir şey) için bir yetenek She has a gift for languages.

Synonyms: present, donation; talent, flair

Eski İngilizce'de 'gift' (eş için ödeme, çeyiz) kelimesinden gelir ve 'give' (vermek) fiiliyle ilgilidir.

'Gift' kelimesini size 'verilen' (given) bir şey olarak düşünün, bu bir hediye de olabilir, bir yetenek de.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.