adjective

gifted

yetenekli, doğuştan yetenekli

He is a very gifted musician.

O çok yetenekli bir müzisyen.

The school has a programme for gifted children.

Okulun yetenekli çocuklar için bir programı var.

a gifted ((noun)) yetenekli bir (isim) She is a gifted artist.

gifted ((at sth.)) bir şeyde yetenekli olmak He is gifted at playing the piano.

Synonyms: talented, able; Antonyms: untalented

'Gift' (yetenek) isminden gelir. Bir 'yetenek' veya 'armağan' verilmiş anlamına gelir.

'Gifted' (yetenekli) olan birinin bir yetenek 'gift'i (armağanı) vardır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.