noun

ginger

zencefil

I add fresh ginger to my tea.

Çayıma taze zencefil ekliyorum.

This curry needs more ginger.

Bu körinin daha fazla zencefile ihtiyacı var.

He has ginger hair.

Onun kızıl saçları var.

((isim)) baharat olarak kullanılan bir kök Zencefil, Asya mutfağında yaygındır. Ginger is common in Asian cooking.

((sıfat)) kızıl-kahverengi renge sahip Onun kızıl saçları var. He has ginger hair.

Eş anlamlılar: baharat, kök

Eski İngilizce 'gingifer' kelimesinden, Latince 'zingiber' yoluyla, nihayetinde 'boynuz şeklinde' köke atıfta bulunan eski bir Hint dilinden gelmektedir.

Baharatlı tadının verdiği 'keskinliği' düşünün. 'Ginger' kelimesinin kendisi biraz canlı bir tınıya sahiptir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.