verb

gives

vermek, sunmak, hediye etmek, düzenlemek

She gives him a book.

Ona bir kitap verir.

The sun gives us light.

Güneş bize ışık verir.

He gives a talk on history.

Tarih üzerine bir konuşma yapar.

My teacher gives me good advice.

Öğretmenim bana iyi tavsiyeler verir.

((birine)) ((bir şey)) (birine) (bir şey) vermek Annesine çiçek verir.

((bir şey)) ((birine)) (bir şeyi) (birine) vermek Annesine çiçek verir.

Eş anlamlılar: provide, offer, grant; Zıt anlamlılar: take, receive

Eski İngilizce 'giefan' kelimesinden, Proto-Cermence'den gelir. Almanca 'geben' ile kökteştir.

Birine bir 'hediye' (gift) verdiğinizi hayal edin. 'Give' ve 'gift' ilişkilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.