noun

amusement

eğlence, zevk, güldürü

She read the book for amusement.

Kitabı eğlence için okudu.

The fair had many different amusements.

Panayırda birçok farklı eğlence vardı.

((sb.)) için eğlenceli bir şekilde To my great amusement, the cat started to dance.

eğlence için Kitabı eğlence için okudu.

Eş anlamlılar: entertainment, diversion, pleasure; Zıt anlamlılar: boredom, misery

Fransızca 'amuser' (eğlendirmek) kelimesinden gelir. 'amuse' fiilini isim yapan '-ment' ekiyle birleştirir.

Eğlence ve keyif dolu bir yer olan 'lunapark'ı (amusement park) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.