glisten
Çeviri
parlamak, parıldamak
Örnekler
The dew glistened on the grass.
Çimlerin üzerinde çiy parlıyordu.
Sweat glistened on his forehead.
Alnında ter parlıyordu.
Dilbilgisi Kalıpları
((özne)) parlamak, parıldamak Çimlerin üzerinde çiy parlıyordu.
Benzer Kelimeler
Synonyms: shine, sparkle, shimmer; Antonyms: dull
Etimoloji
Eski İngilizce'deki 'glisnian' (parlamak) kelimesinden gelir ve genellikle ışık anlamına gelen 'gl-' köküyle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Islak bir yüzeydeki yumuşak parlamayı düşünün. 'Glisten', ışığı dinlemek (listen) gibi yumuşak, ıslak bir parıltıdır.