noun

gloom

kasvet, karanlık, hüzün

He sat alone in the gloom of his room.

Odasının kasvetinde tek başına oturdu.

A feeling of gloom spread through the office.

Ofise bir kasvet hissi yayıldı.

((bir şeyin)) kasveti bir yerin/durumun karanlığı/kasveti The gloom of the forest was unnerving.

Eş anlamlılar: darkness, sadness; Zıt anlamlılar: light, joy

Muhtemelen Orta İngilizce'deki 'somurtmak' anlamına gelen 'gloumen' kelimesinden gelmektedir.

'Gloom', karanlık, kapalı bir 'oda' (room) gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.