gloomy
Çeviri
kasvetli, hüzünlü, iç karartıcı, karanlık
Örnekler
It was a gloomy, wet day.
Kasvetli, yağmurlu bir gündü.
He has a gloomy view of the future.
Geleceğe dair karamsar bir görüşü var.
She was in a gloomy mood.
Kasvetli bir ruh halindeydi.
Dilbilgisi Kalıpları
((adjective)) + ((noun)) bir yeri, havayı veya durumu tanımlar. It was a gloomy day.
((to be/feel)) + ((gloomy)) bir kişinin ruh halini tanımlar. She felt gloomy after the news.
Benzer Kelimeler
Etimoloji
Orta İngilizce'deki 'gloumen' (somurtmak) kelimesine sıfat yapan '-y' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. 'gloom' (kasvet) ile ilgilidir.
Hafıza İpuçları
'Kasvetli bir oda' (gloomy room) hayal edin - sizi üzen karanlık bir oda. Kelimenin sesi bile ağır bir hüzün hissi uyandırır.