verb

glorify

yüceltmek, övmek, şan vermek

They wrote songs to glorify the king.

Kralı yüceltmek için şarkılar yazdılar.

The film was accused of glorifying violence.

Film, şiddeti yüceltmekle suçlandı.

((birini/bir şeyi)) (birini/bir şeyi) yüceltmek They wrote songs to glorify the king.

Eş anlamlılar: övmek, methetmek, göklere çıkarmak; Zıt anlamlılar: kınamak, eleştirmek

Latince 'gloria' (şan, şeref) ve '-ficare' (yapmak) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla 'şanlı yapmak'.

Bir tanrıyı veya kahramanı 'yüceltmek' için şarkı söyleyen bir koro düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.