noun

glut

bolluk, fazlalık, arz fazlası

There is a glut of cheap apples on the market.

Piyasada ucuz elma bolluğu var.

The current glut of oil has driven down prices.

Mevcut petrol arzı fazlası fiyatları düşürdü.

a glut of ((sth.)) (bir şeyin) bolluğu Piyasada ucuz elma bolluğu var.

Eş anlamlılar: surplus, excess, surfeit; Zıt anlamlılar: scarcity, dearth, lack

Eski Fransızca 'gloutir' (yutmak) kelimesinden gelir, Latince 'gluttire' ile ilgilidir. Bir şeyin çok fazlası tarafından 'yutulma' fikrini taşır.

Patlayacak kadar dolu bir 'gut' (mide) düşünün, bu bir yiyecek 'glut'ıdır (bolluğudur).

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.