noun

glutton

obur, pisboğaz, açgözlü

He is such a glutton; he ate the whole cake.

O kadar obur ki bütün pastayı yedi.

She's a glutton for punishment, always taking on extra work.

Zorluğa bayılıyor, hep ekstra iş alıyor.

((sb.)) is a glutton (biri) oburdur O kadar obur ki.

a glutton for ((sth.)) (bir şeye) meraklı kimse Zorluğa bayılıyor.

Eş anlamlılar: gourmand, overeater, gorger

Eski Fransızca 'glouton' kelimesinden, Latince 'gluto'dan gelir ve 'gluttire' (yutmak) ile ilgilidir.

'Gut on' (mideye yükle) gibi ses çıkarıyor, sürekli midesine yiyecek 'yükleyen' biri gibi.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.