noun

grace

zarafet, lütuf, ek süre, incelik

She moved with natural grace.

Doğal bir zarafetle hareket ediyordu.

They were given a week's grace to pay.

Ödeme için onlara bir hafta ek süre verildi.

He had the grace to apologise.

Özür dileme inceliğini gösterdi.

They said grace before the meal.

Yemekten önce şükran duası ettiler.

with grace zarafetle She handled the situation with grace.

have the grace to do sth. bir şeyi yapma inceliğini göstermek He had the grace to apologise.

a period of grace ek süre You have a ten-day period of grace.

Eş anlamlılar: elegance, charm, poise; Zıt anlamlılar: clumsiness, awkwardness

Latince 'iyilik, çekicilik, teşekkür' anlamına gelen 'gratia' kelimesinden gelir. 'Grateful' (minnettar) ile aynı kökü paylaşır.

Grace Kelly gibi zarif ve asil bir figürü düşünün. İsmi, kelimenin anlamını hatırlamanıza yardımcı olur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.