adjective

graceful

zarif, nazik, naif

She is a graceful dancer.

O zarif bir dansçı.

The gazelle is a graceful animal.

Ceylan zarif bir hayvandır.

He made a graceful exit from the company.

Şirketten zarif bir şekilde ayrıldı.

graceful bir ((isim)) zarif bir ~ She has a very graceful walk.

to be graceful zarif olmak Her movements were very graceful.

Eş anlamlılar: elegant, poised, fluid; Zıt anlamlılar: clumsy, awkward, ungainly

'grace' (zarafet) ismine '-ful' (dolu) ekinin eklenmesiyle oluşmuştur. Kelimenin tam anlamı 'zarafet dolu'dur.

Basitçe 'zarafet dolu' (full of grace) olarak hatırlayın. Birinde 'grace' varsa, o kişi 'graceful'dur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.