noun

gradient

eğim, meyil, yokuş

The car struggled up the steep gradient.

Araba dik yokuşu tırmanmakta zorlandı.

The path has a gentle gradient.

Patikanın hafif bir eğimi var.

((sıfat)) bir eğim Yolun dik bir eğimi var.

Eş anlamlılar: slope, incline, ramp, pitch

Latince 'adım atmak, yürümek' anlamına gelen 'gradi' fiilinin sıfat-fiili olan 'gradiens'ten gelir. 'Grade' (derece) ile ilgilidir.

Bir eğimin 'derecesi' veya 'basamağı'dır. Dik bir eğim (gradient) tırmanmak için çok sayıda 'adım' gerektirir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.