noun

grain

tahıl, tane, doku, zerre

This bread is made from whole grains.

Bu ekmek tam tahıllardan yapılmıştır.

A grain of sand got in my eye.

Gözüme bir kum tanesi kaçtı.

I like the grain of this wooden table.

Bu ahşap masanın dokusunu seviyorum.

There wasn't a grain of truth in his story.

Hikayesinde zerre kadar gerçeklik yoktu.

a grain of ((sth.)) bir ... tanesi A grain of sand got in my eye.

((uncountable)) tahıl This bread is made from whole grains.

Synonyms: seed, particle, kernel

Eski Fransızca 'grain' kelimesinden, o da 'tohum' anlamına gelen Latince 'granum'dan gelmektedir.

Yağmurun (rain) tahılın (grain) büyümesine yardım ettiğini düşünün. Ayrıca 'bir kum tanesi' (a grain of sand) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.