adjective

grand

büyük, görkemli, azametli, önemli

The hotel has a grand entrance.

Otelin görkemli bir girişi var.

It was a grand idea.

Harika bir fikirdi.

He has grand plans for the future.

Gelecek için büyük planları var.

((isim)) görkemli Görkemli bir otelde kaldık.

Synonyms: magnificent, imposing, splendid; Antonyms: humble, modest

Latince 'büyük, harika' anlamına gelen 'grandis' kelimesinden gelir.

'Görkemli' bir salonda 'büyük' bir piyanoyu hayal edin. Bu görüntü, bir ölçek ve ihtişam hissi uyandırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.