noun

grandeur

ihtişam, görkem, haşmet

We admired the grandeur of the mountains.

Dağların ihtişamına hayran kaldık.

The palace was full of grandeur and opulence.

Saray ihtişam ve zenginlik doluydu.

((bir şeyin)) ihtişamı (bir şeyin) etkileyici kalitesi The grandeur of the Alps is famous.

Eş anlamlılar: magnificence, splendour, majesty

Fransızca 'grandeur' kelimesinden, 'grand' (büyük) kelimesinden gelir.

Büyük Kanyon gibi 'büyük' ve etkileyici bir şey düşünün. Sahip olduğu nitelik 'grandeur'dur.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.