verb

grasp

kavramak, anlamak, yakalamak

She grasped his hand firmly.

Elini sıkıca kavradı.

I don't think I grasp the main point.

Ana fikri anladığımı sanmıyorum.

((sth.)) (bir şeyi) kavramak, tutmak She grasped his hand firmly.

((sth.)) (bir şeyi) anlamak, kavramak I don't think I grasp the main point.

Eş anlamlılar: grip, understand, comprehend, clutch

Orta İngilizce 'graspen' kelimesinden, muhtemelen 'grope' (el yordamıyla aramak) ile ilgilidir.

'Grasp', 'grab fast' (hızlıca kapmak) gibi ses çıkarır. Fiziksel olarak bir şeyi hızlıca kapabilir veya bir konsepti zihinsel olarak hızlıca anlayabilirsiniz.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.