verb

gratify

tatmin etmek, memnun etmek, hoşnut etmek

It gratified him to see his work appreciated.

İşinin takdir edildiğini görmek onu memnun etti.

She only seems to gratify her own desires.

Sadece kendi arzularını tatmin ediyor gibi görünüyor.

((sb.)) (birini) memnun etmek. It gratified him to see his work appreciated.

((sth.)) (bir arzuyu, ihtiyacı vb.) tatmin etmek. She only seems to gratify her own desires.

Eş anlamlılar: tatmin etmek, memnun etmek; Zıt anlamlılar: memnuniyetsizlik yaratmak

Latince 'gratus' (hoş) + 'facere' (yapmak) kelimelerinden gelir, 'birini memnun etmek' anlamına gelir.

Birini 'gratify' etmek, ona 'great' (harika) hisler vermektir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.