adjective

greatest

en büyük, en iyi, en önemli

He is the greatest boxer of all time.

O, tüm zamanların en büyük boksörüdür.

My greatest wish is to travel the world.

En büyük dileğim dünyayı gezmek.

the greatest ((isim)) en mükemmel veya önemli (isim) He is the greatest scientist of his generation.

Eş anlamlılar: en iyi, en âlâ, yüce; Zıt anlamlılar: en kötü, en az

'great' (büyük) sıfatına üstünlük derecesi eki '-est' eklenmesiyle oluşmuştur.

'en büyük' olarak düşünün. '-est' eki her zaman en üst seviyeyi belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.