noun

grinder

öğütücü, kıyma makinesi, değirmen, azı dişi

He used a coffee grinder every morning.

Her sabah kahve öğütücü kullanırdı.

The butcher has a large meat grinder.

Kasabın büyük bir kıyma makinesi var.

She is a grinder who works very hard.

O, çok sıkı çalışan biridir.

a ((type of)) grinder bir ((tür)) öğütücü He bought a new coffee grinder.

Synonyms: mill, crusher, pulverizer

'to grind' (öğütmek) fiiline, eylemi yapan kişi veya şeyi belirten '-er' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Kahve çekirdekleri veya et gibi bir şeyi 'öğüten' (grinds) bir makine veya kişiyi hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.