noun

grocery

bakkaliye, market, erzak

I need to buy some groceries.

Biraz erzak almam gerekiyor.

There is a grocery on the next street.

Bir sonraki caddede bir bakkal var.

((sayılamayan, genellikle çoğul 'groceries')) yiyecek ve diğer ev malzemeleri I'm going to do the groceries.

((sayılabilen)) bakkaliye satan dükkan There's a small grocery around the corner.

Eş anlamlılar: yiyecek, erzak, malzemeler; (dükkan) süpermarket, köşe bakkalı

'Grocer' (bakkal) kelimesine, iş yerini veya satılan malları belirten '-y' ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'grocer' (bakkal) bir 'grocery' (bakkal dükkanı) içinde çalışır. Çoğul hali 'groceries' orada satın aldığınız yiyecekleri ifade eder.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.