noun

grove

koru, ağaçlık

They had a picnic in a shady grove.

Gölgeli bir koruda piknik yaptılar.

The house was hidden in a grove of trees.

Ev, bir ağaçlığın içinde saklıydı.

((a grove of sth.)) (bir şeyin) korusu Bir limon ağacı korusunda oturduk. (We sat in a grove of lemon trees.)

Synonyms: koru, orman, çalılık, meyve bahçesi

Eski İngilizce'de 'büyümek' ile ilgili olan 'grāf' kelimesinden gelir.

Koru (grove), ağaçların birlikte 'büyüdüğü' (grow) bir yerdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.