verb

grow

büyümek, yetiştirmek, olmak

Plants grow towards the light.

Bitkiler ışığa doğru büyür.

I grow tomatoes in my garden.

Bahçemde domates yetiştiriyorum.

He grew tired of waiting.

Beklemekten yoruldu.

((bir şeyi)) yetiştirmek I grow tomatoes.

((sıfat)) olmak He grew tired.

Eş anlamlılar: artmak, gelişmek, yetiştirmek; Zıt anlamlılar: küçülmek, azalmak

Eski İngilizce'deki 'grōwan' kelimesinden gelir, yeşeren bir şeyi ifade eden 'green' (yeşil) ile ilgilidir.

Küçük yeşil bir filizin büyük bir ağaca 'büyüdüğünü' (grows) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.