growing
Çeviri
büyüyen, artan
Örnekler
There is a growing demand for our products.
Ürünlerimize yönelik artan bir talep var.
A growing child needs a lot of food.
Büyüyen bir çocuğun çok yemeğe ihtiyacı vardır.
Dilbilgisi Kalıpları
büyüyen bir ((isim)) artan bir... There is a growing demand.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: artan, gelişen, genişleyen; Zıt anlamlılar: küçülen, azalan
Etimoloji
'to grow' fiilinin şimdiki zaman ortacı. Büyüme eylemini gerçekleşirken tanımlar.
Hafıza İpuçları
'-ing' eki devam eden bir süreci belirtir. Şu anda büyümekte olan bir şeyi düşünün.