adjective

grown

yetişkin, büyümüş

My children are all grown now.

Çocuklarım artık hepsi büyüdü.

These are home-grown vegetables.

Bunlar evde yetiştirilmiş sebzeler.

((sıfat)) tamamen gelişmiş; yetişkin Çocuklarım artık hepsi büyüdü.

((sıfat)) belirli bir yerde veya şekilde üretilmiş veya yetiştirilmiş Bunlar evde yetiştirilmiş sebzeler.

Eş anlamlılar: yetişkin, olgun, gelişmiş; Zıt anlamlılar: genç

'to grow' fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'Büyümek, artmak, gelişmek' anlamına gelen Eski İngilizce 'growan'dan gelir.

'Büyümeyi' (growing) bitirmiş ve şimdi tamamen 'büyümüş' (grown) bir bitki düşünün. Büyümenin tamamlanmış bir durumunu tanımlar.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.