adjective

gruesome

korkunç, tüyler ürpertici, dehşet verici, vahşi

The film was too gruesome for me to watch.

Film izleyemeyeceğim kadar korkunçtu.

The police described it as a gruesome murder.

Polis olayı korkunç bir cinayet olarak nitelendirdi.

((gruesome)) + isim korkunç bir şeyi tanımlayan It was a gruesome sight.

Eş anlamlılar: horrific, grisly, ghastly; Zıt anlamlılar: pleasant, delightful

Orta İngilizce'deki 'gruen' (ürpermek) fiili ve '-some' ekinden türemiştir. Almanca 'grauen' (dehşet) ile ilgilidir.

İnsanın tüylerini diken diken eden bir şeyi düşünün. Kelimenin sesi bile bir korku hissi uyandırabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.