verb

guard

korumak, nöbet tutmak, bekçilik etmek

Soldiers guard the entrance to the palace.

Askerler sarayın girişini koruyor.

You must guard your secrets carefully.

Sırlarını dikkatli bir şekilde korumalısın.

((sth./sb.)) (bir şeyi/birini) korumak Köpek evi korur.

((sth./sb.)) ((against sth.)) (bir şeyi/birini) (bir şeye karşı) korumak Demokrasimizi tehditlere karşı korumalıyız.

Eşanlamlılar: savunmak, izlemek, güvenceye almak

Eski Fransızca 'garder' (tutmak, korumak) kelimesinden, İngilizce 'ward' ile ilgili bir Frank kelimesinden gelir.

Bir 'bahçenin' ('garden') kapısında onu koruyan bir 'muhafız' ('guard') hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.