noun

guest

misafir, konuk, davetli

He was a guest at our wedding.

Düğünümüzde misafirdi.

The hotel can accommodate 500 guests.

Otel 500 misafir ağırlayabilir.

a guest at ((bir yer/etkinlik)) bir yere veya etkinliğe davet edilen kişi She was a guest at the party.

a guest of ((birisi)) birisi tarafından davet edilen kişi He was a guest of the prime minister.

Eş anlamlılar: visitor, company; Zıt anlamlılar: host

Eski Norsça 'gestr' (yabancı, misafir) kelimesinden gelir, Latince 'hostis' (yabancı) ile ilgilidir, bu kelime aynı zamanda 'host' (ev sahibi) ve 'hospitality' (misafirperverlik) kelimelerini de türetmiştir.

'Guest' (misafir), sizin 'host' (ev sahibi) olduğunuz kişidir. Evinizdeki bir misafiri düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.