noun

guidance

rehberlik, kılavuzluk, yol gösterme, tavsiye

I need some guidance on my career.

Kariyerim konusunda biraz rehberliğe ihtiyacım var.

He is acting under the guidance of his lawyer.

Avukatının rehberliğinde hareket ediyor.

guidance on ((bir şey)) belirli bir konuda tavsiye She gave me guidance on the project.

under the guidance of ((birisi)) birisinin rehberliği veya danışmanlığı altında olmak The team worked under the guidance of a mentor.

Eş anlamlılar: advice, direction, instruction, counsel

'guide' (yol göstermek) fiilinden ve isim yapan '-ance' ekinden türemiştir.

Bir 'guide'ın (rehber) size 'guidance' (rehberlik) yaptığını düşünün. '-ance' eki genellikle bir durumu veya niteliği belirtir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.