noun

gulf

körfez, uçurum, ayrılık

The ship sailed into the gulf.

Gemi körfeze yelken açtı.

There is a growing gulf between the rich and poor.

Zenginler ve fakirler arasında büyüyen bir uçurum var.

((bir/o)) körfez kısmen karayla çevrili geniş bir deniz alanı The ship sailed into the gulf.

((bir/o)) uçurum ((A ile B arasında)) iki kişi veya grup arasındaki büyük bir fark veya bölünme There is a growing gulf between the rich and poor.

Eş anlamlılar: bay, chasm, divide; Zıt anlamlılar: bridge, connection

Eski Fransızca 'golfe', İtalyanca 'golfo', Yunanca 'kolpos' (koy, körfez) kelimelerinden gelir.

Bir golf topunun devasa bir KÖRFEZE veya uçuruma düştüğünü hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.