verb

had

vardı, sahipti, yemişti, (past perfect yardımcı fiili)

She had a new bike.

Onun yeni bir bisikleti vardı.

He had already left when I arrived.

Ben vardığımda o çoktan gitmişti.

We had to wait for an hour.

Bir saat beklemek zorunda kaldık.

((sb.)) ~ ((sth.)) geçmişte bir şeye sahip olmak. She had a new bike.

((sb.)) ~ ((past participle)) miş'li geçmiş zamanı oluşturmak için. He had already left.

((sb.)) ~ to-inf geçmişteki bir zorunluluğu ifade etmek için. We had to wait for an hour.

sahipti (owned), elinde bulunduruyordu (possessed)

'have' fiilinin geçmiş zaman ve past participle hali, Eski İngilizce 'hæfde' kelimesinden gelir.

'Had', 'have' fiilinin tüm özneler için (I had, you had, she had, vb.) kullanılan basit geçmiş zaman halidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.