noun

hair

saç, kıl

She has long brown hair.

Onun uzun kahverengi saçları var.

There's a hair in my soup.

Çorbamda bir saç teli var.

((saç)) [sayılamayan] baştaki kılların tamamı Onun uzun kahverengi saçları var.

((bir saç teli)) [sayılabilir] tek bir kıl Çorbamda bir saç teli var.

Eş anlamlılar: lüle (locks), örgü (tresses, şiirsel); İlişkili: kürk (fur, hayvanda)

Eski İngilizce 'hær' kelimesinden gelir.

Kafanızda büyüyen şeydir. Bir tür tavşan olan ve tüylerle (fur) kaplı olan 'hare' kelimesi gibi ses çıkarır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.