verb

hamper

engellemek, aksatmak

Bad weather hampered the rescue mission.

Kötü hava kurtarma görevini engelledi.

His lack of experience hampered his progress.

Deneyim eksikliği ilerlemesini engelledi.

((bir şeyi/birini)) engellemek, aksatmak Kötü hava kurtarma görevini engelledi.

Eş anlamlılar: engellemek, aksatmak, köstek olmak; Zıt anlamlılar: yardım etmek, kolaylaştırmak, destek olmak

Orta İngilizce'de 'engellemek' anlamına gelen 'hampren' kelimesinden gelir. Kökeni belirsizdir.

Bir kapıyı kapatan ve çıkışınızı engelleyen büyük bir piknik sepeti (hamper) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.