adjective

hanging

asılı, sarkan

The hanging basket was full of flowers.

Asılı sepet çiçeklerle doluydu.

He looked at the hanging tapestry on the wall.

Duvardaki asılı duvar halısına baktı.

((hanging + isim)) bir isimden önce sıfat olarak kullanılır A hanging lamp lit the room.

Synonyms: suspended, dangling, pendant

'to hang' (asmak) fiilinden. '-ing' eki, genellikle sıfat olarak kullanılan bir sıfat-fiil oluşturur.

Havada asılı duran bir çiçek sepeti (hanging basket) hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.