adjective

anecdotal

anekdotsal, fıkra gibi

The evidence is purely anecdotal.

Kanıtlar tamamen anekdotsal.

He shared some anecdotal stories about his travels.

Seyahatleri hakkında bazı anekdotsal hikayeler paylaştı.

((anecdotal)) + isim kişisel anlatımlara dayalı bir şeyi tanımlar. The evidence is purely anecdotal.

Eş anlamlılar: gayriresmi, bilimsel olmayan, anlatısal; Zıt anlamlılar: ampirik, olgusal, bilimsel

Fransızca 'anecdote' kelimesinden, o da Yunanca "yayınlanmamış şeyler" anlamına gelen 'anekdota'dan gelir. '-al' eki sıfat yapar.

Bir 'anekdot' (kişisel bir hikaye) düşünün. 'Anekdotsal' kanıt, kesin verilere değil, bu tür hikayelere dayanır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.