adjective

happy

mutlu, neşeli, memnun

She looks very happy.

Çok mutlu görünüyor.

I'm happy with the results.

Sonuçlardan memnunum.

We are happy to help you.

Size yardım etmekten mutluluk duyarız.

happy mutlu olmak Çok mutlu görünüyor.

happy ((with sth.)) (bir şeyden) memnun olmak Sonuçlardan memnunum.

happy ((to-inf)) (bir şeyi) yapmaktan mutlu olmak Size yardım etmekten mutluluk duyarız.

happy ((for sb.)) (biri) adına sevinmek Senin adına çok sevindim.

Eş anlamlılar: cheerful, content, joyful; Zıt anlamlılar: sad, unhappy, miserable

Orta İngilizce'den, 'hap' (şans, iyi talih) kelimesinden gelir. Asıl anlamı 'şanslı' idi.

Başınıza 'mutlu' (happy) bir olayın 'geldiğini' (happening) düşünün. Her şey iyi 'şans' (hap) ile ilgilidir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.