adjective

hard

sert, zor, sıkı

This rock is very hard.

Bu kaya çok sert.

The exam was very hard.

Sınav çok zordu.

She works very hard.

Çok sıkı çalışır.

It's raining hard outside.

Dışarıda şiddetli yağmur yağıyor.

((olmak)) sert (bir şeyin) katı olması Donduktan sonra zemin sert.

((olmak)) zor ((biri için)) ((+mastar)) (biri için) (bir şeyi) yapmak zor Anlamam benim için zor.

((fiil)) sıkı (bir şeyi) çok çaba göstererek yapmak Sıkı çalışman gerekiyor.

Synonyms: difficult, firm, tough; Antonyms: easy, soft

Eski İngilizce'deki 'sert, haşin, şiddetli' anlamına gelen 'heard' kelimesinden türemiştir.

'Sert' (hard) bir kayaya vurmanın 'zor' (hard) bir iş olduğunu ve 'sıkı' (hard) çalışmanızı gerektirdiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.