adjective

hardy

dayanıklı, sağlam, cesur

These plants are very hardy and need little care.

Bu bitkiler çok dayanıklıdır ve az bakım gerektirir.

Only the hardiest of mountaineers can climb that peak.

Sadece en dayanıklı dağcılar o zirveye tırmanabilir.

((hardy)) + isim dayanıklı... These are hardy plants.

Synonyms: robust, tough, resilient; Antonyms: delicate, fragile, weak

Eski Fransızca 'hardi' (cesur) kelimesinden gelir, İngilizce 'hard' (sert) kelimesiyle ilgilidir.

Kırılması 'hard' (zor) olan bir şeyi düşünün. 'Hardy' (dayanıklı) bir bitki, 'hard' (sert) bir kışı atlatabilir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.